#3

BEKLEME ZAMANI

BEKLEME ZAMANI

KONFERANS | ALMANYA'YA GELDİĞİMDE | EKİM 2017 | BERLIN

KONFERANSALMANYA'YA GELDİĞİMDEEKİM 2017 | BERLIN

Dört mülteci kadın Almanya'da sığınma sürecinde yaşadıkları deneyimleri, sürekli geri gönderilme tehdidi ve direniş ve örgütlenme gücü hakkında konuşacaklar.

PANEL FOTOĞRAFLARI

KONUŞMACILAR & MODERATÖRLER

Konuşmacılar ve moderatörler hakkında Almanca ve İngilizce olarak hazırlanmış bilgiye ulaşabilirsiniz:

Doris Messa ist vor sechs Jahren nach Deutschland geflüchtet und seitdem von Abschiebung bedroht. Bereits zwei Male konnte sie sich erfolgreich gegen eine anstehende Abschiebung wehren. Im September 2016 wurde sie mitten in der Nacht gewaltsam aus einer Flüchtlingsunterkunft abtransportiert und zum Flughafen gebracht. Diese Zwangsabschiebung wurde verhindert, weil der Pilot des Flugzeugs sich weigerte, sie in ihrem Zustand mitzunehmen. Doris hat sich mit anderen Frauen in ähnlichen Situationen zusammengeschlossen und ist Aktivistin im International Womenspace.

Doris Messa fled to Germany 6 years ago and has been under threat of deportation ever since. She has already successfully defended herself against two deportation attempts. In the middle of the night in September 2016 she was violently removed from her refugee accommodation and brought to the airport. This forced deportation was prevented because the pilot of the airplane refused to take Doris in her condition. Doris decided to join forces with other women in similar situations and became an activist in International Womenspace.

Ivanka Sinani, 42 Jahre, kommt aus Serbien und ist eine Roma-Aktivistin. Sie ist Mutter von drei Kindern und lebt in Münster. 1995 bis 2003 wohnte sie als Flüchtling in Deutschland und musste 2003 Deutschland „freiwillig“ verlassen. Heute arbeitet sie mit Jugendlichen zum Thema Diskriminierung von Roma und Flüchtlingen.

Ivanka Sinani, 42, is a Roma activist from Serbia. She is a mother of three children and lives in Münster. From 1995 to 2003 she lived in Germany as a refugee but had to leave Germany „voluntarily“ in 2003. Today she works with youth on the topic of discrimination against Roma and refugees.

Jacqueline Maffo ist Mitbegründerin von Women in Exile e.V. und Interkulturelle Frauengruppe in Potsdam. Jacqueline kommt aus Kamerun und wohnt seit 1995 in Potsdam. Zusammen mit fünf Frauen hat sie den Verein Women in Exile e.V. gegründet. Als Vertretung für die Frauen in Potsdam hat sie viele Veranstaltungen und Demonstrationen organisiert und dafür mobilisiert. Vor sechs Jahren hat sie die „Interkulturelle Frauengruppe“ in Potsdam gegründet. Ihnen ist es wichtig, dass auch Frauen mit Kindern sich treffen und organisieren, ihre Probleme lösen und sich gegenseitig unterstützen. Es geht darum, dass auch die Kinder zusammenkommen, ihre Kultur kennenlernen und miteinander teilen. Jacquelines Ziel ist es, dass jede Frau sich traut frei zu sprechen, frei zu sein, ihre Meinung zu sagen und ein wichtiger Teil der Gesellschaft zu sein.

Jacqueline Maffo is a co-founder of Women in Exile e.V. and the Intercultural Women’s Group in Potsdam. Jacqueline is from Cameroon and has lived in Potsdam since 1995. Together with five other women she founded the association Women in Exile e.V. As a representative of the women in Potsdam, she has organised and mobilized for many events and demonstrations. Six years ago she founded the „Interkulturelle Frauengruppe“ (Intercultural Women’s Group) in Potsdam. For the members of this group it is important that women with children can come together to organise, solve their problems and support one other. The group is also intended for the children to get to know each other and their cultures, and to learn to share with one another. Jacqueline’s aim is that every women feels encouraged to speak, to be free, to state her opinion and to be an important part of society.

Masture Hares kam 2010 nach Deutschland und wurde noch im gleichen Jahr als Flüchtling anerkannt. In Afghanistan hat sie als Journalistin und politische Aktivistin in Frauenorganisationen gegen frühzeitliche Ehe und Zwangsehe/Zwangsheirat gekämpft. Sie hat eng mit Malalai Joya, der ehemaligen Abgeordneten der Nationalversammlung Afghanistans, zusammengearbeitet. Aufgrund ihrer Beteiligung an Frauenrechtskämpfen wurde sie durch Warlords heftig verfolgt und musste aus dem Land fliehen.

Masture Hares came to Germany in 2010 and in the same year was granted asylum. In Afghanistan, she has worked as a journalist as well as a political activist in different women’s organizations fighting against forced and early marriage. She has worked closely with Malalai Joya, the former Parliamentarian for the National Assembly of Afghanistan. Because of her involvement in the women’s rights struggle, she was heavily persecuted by Warlords and had to flee the country.

Asma-Esmeralda Abd’Allah-Álvarez Ramírez ist eine schwarze, queere, transkulturelle Aktivistin. Als gebürtige Kubanerin kam sie im Alter von sechs Jahren mit ihren Eltern nach Deutschland. Sie hat unter anderem als Übersetzerin und Kunstvermittlerin gearbeitet. Zuletzt war sie als Beraterin im Flüchtlingsbüro des Kargah e.V. tätig. Sie ist aktiv in der Initiative Schwarzer Menschen in Deutschland (ISD) und bei Radio Flora.

Asma-Esmeralda Abd’Allah-Álvarez Ramírez is a black, queer, transcultural activist. As a native Cuban she arrived with her parents in Germany at the age of six. Among other things, she has worked as a translator and cultural mediator. Most recently, she worked as a counsellor at the refugee office of Kargah e.V. She is active in the Initiative of Black people in Germany (ISD) and at Radio Flora.

PANELİSTLERİN GÖRÜNTÜLERİ

ÜBER DIE KONFERENZALMANYA'YA GELDİĞİMDE

International Women Space (IWS) Ekim 2017’de Berlin’de iki gün süren bir konferans düzenledi. Konferansta, misafir işçi olarak Batı Almanya’ya gelmiş kadınlar, Doğu Almanya’ya sözleşmeli işçi olarak gelmiş kadınlar, Almanya’nın birleşmesinden sonra gelmiş göçmen ve mülteci kadınlar ve ayrıca ırkçılığa uğramış Alman kadınlar altı panelden oluşan tartışmalarda deneyimlerini paylaştılar.

Katılımcılar, Almanya’ya geliş öykülerini, kadın olarak bu ülkedeki çalışma ve yaşam koşulları ile politik örgütlenme hakkındaki deneyimlerini paylaştılar. Bu deneyimlerin anlatılmasıyla farklı kuşaklardan göçmen kadınlara dair bilgiyi bir araya getirmeyi, karşılaştırmayı ve tarihsel bağlamda değerlendirmeyi amaçladık. Kadınlar olarak bizler, kişisel ve ortak deneyimlerimizi birbirimizle paylaşabileceğimiz bir alan istiyoruz. Ayrıca, ırkçılık, cinsiyetçilik ve yabancı düşmanlığı nedeniyle sesleri çoğunlukla duyulmak istenmeyen göçmen kadınların birer kurban olarak gösterilmesine de itiraz ediyoruz.

Çoğunlukla yapılanın aksine biz ırkçılığa maruz kalan göçmen, mülteci ve Alman kadınların sadece sorunları üzerine olan yaygın anlatıma karşı çıkarak kadın olarak işyerinde, toplumda ve devlet baskısına karşı sergilediğimiz farklı ve çok yönlü direniş biçimlerini göstermeyi amaçladık.

Büyük bir başarıydı! Konferans öncesinde, süresince ve sonrasında konferansa gösterilen tepkiler bizi fazlasıyla heyecanlandırdı ve bize ilham verdi. Konferansın her bir gününde biraraya gelen 250 kadın, Almanya’daki direnişleri ve siyasi mücadeleleriyle ilgili deneyimlerini paylaştı ve Doğu, Batı ve birleşik Almanya’daki farklı nesillerden kadınlar birbirlerinin tarihlerini öğrendi. Ayıca bu kadınlar birbirlerini tanımaya başladılar ve dil engeline rağmen Almanca, İngilizce, Arapça, Farsça, Türkçe ve Vietnamca olmak üzere altı dile ardıl çeviri sayesinde birbirleriyle ağ kurdular. Açıklık ve dayanışma atmosferi vardı, bu sayede hem konuşmacılar hem de katılımcılar kişisel deneyimleri hakkında özgürce konuşabildiler.

Katılımcılardan gelen geri bildirimler, böyle bir etkinliğin çok gerekli olduğunu ve sürekli deneyim paylaşımı, politik eylem ve ağ kurma yönünde güçlü bir istek olduğunu gösterdi. Konferansı bir başlangıç noktası olarak görüyoruz ve bir sonraki adımı dört gözle bekliyoruz …

KONFERANS FOTOĞRAFLARI | 1. GÜN